BLOG

Bitki temelli beslenerek gezegendeki iklim krizine nasıl bir katkı sağlayabiliriz?

İnsan faaliyetleri nedeniyle ortaya çıkan iklim krizini etkileyen sektörler temel olarak; enerji üretimi, lojistik, elektrik, endüstri, ticaret, gıda sistemleridir. Sera gazlarının %34’ünün nedeni olan gıda sistemi; tarım ve hayvancılık faaliyetlerini kapsar. 

Termik santrallerden ve fosil yakıtlardan daha fazla gezegeni kirleten gıda sistemi, bitki temelli beslenme ve sorumlu üretim ve tüketim metodlarıyla daha çevreci bir hale getirilebilir. Bu dönüşümü hem kurumsal hem de bireysel düzeyde ele almak önemlidir.

İnsan türünün gıdalardan aldığı enerjinin %18’i hayvancılık ile karşılanır. Gezegenin kullanılabilir arazilerinin %83’ünü kullanan hayvancılık endüstrisi, protein ihtiyacının sadece %37’sini karşılar. Özetle hayvancılık sistemi, ciddi bir israf endüstrisi olarak karşımıza çıkar.

Vegan olmak zorunda mıyız?

Hepimiz elimizden gelen en iyisini yapmak sorumluluğunu taşıyoruz. Çünkü, gezegenimiz insan faaliyetlerinden dolayı kirlendi. Bitki temelli gıdaları artırmak, hayvansal gıdaları özellikle kırmızı eti azaltmak, plastik kullanımını azaltmak, alışverişi bilinçle yapmak, sofraya daha fazla sebze ekleyerek de başlanabilir.

Bitki temelli beslenmek nedir ve sağlıklı mıdır?

Bitki temelli beslenme, yeterli ve dengeli beslenmede bakliyatlar, sebzeler, meyveler, tam tahıllar, yağlı tohumları bilinçli bir şekilde uygulamayı kapsar. 

Dünyadaki sağlık kuruluşlarının çoğu iyi planlanmış bir bitki temelli beslenmenin herkes için sağlıklı olacağını bildiriyor. Yaşam alışkanlıklarını (Uyku, egzersiz,sosyal uyum vs.) düzenleyerek ve planlı beslenerek sağlıklı kalabilirsiniz, hastalıkların oluşum risklerini azaltır, obeziteyi engellemiş olursunuz.

Tabağınıza bakliyatlar, sebzeler, tam tahıllar, yağlı tohumları ekleyerek, dengeli ve yeterli menüler çıkarabilirsiniz. Bilindik dengeli ve yeterli bir menü olarak kurufasulye+Bulgur Pilavı + Salata + Ceviz örneğini verebiliriz. Anadolu bitki temelli beslenme için zengin bir coğrafyada yer alıyor.

Veganlık, hayatın hangi pratiklerinde uygulanır?

Veganlık yaşamın tüm temel pratiklerinde hayvanlar kullanılmadan elde edilen her şeyi kapsar. Temel pratiklerinden gıda, giyim, kozmetik, spor gibi alanlarda hayvanlar doğrudan yada üretim süreçlerinde deneylerle kullanılmaya devam ediliyor. Bunun ötesinde vegan pratikler toplumsal adalet mücadelesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, adil gıda dağılımı, etik ve barışçıl bir yaşam, gezegenin sürdürülebilirliği için gereklidir.

Neden ‘STK’larda Vegan Menü’?

Günümüzde, hayvanların ve insanların haklarının görmezden gelindiği birçok alan bulunmaktadır. Hayvan hakları ve insan hakları birbirini destekleyerek gelişmesi ve dönüşmesi gereken iki konudur. 

STK’lar toplum faydası ve insan hakları adına bir çok çalışma yürütürken, hayvan haklarını arka planda bırakarak çalışmalarını eksik bırakmış olurlar. Bu konuda adım atmak için, kendi bünyenizde bitki temelli menülere geçerek büyük farklılıklar yaratabilirsiniz. Böylece hem daha sağlıklı, ekolojik hem de STK’nın etik yaklaşımına daha uygun etkinlikler gerçekleştirebilirsiniz.

Bir diğer konu da kullandığımız dilin cinsiyetçi, hayvanları aşağılayan, maskülen, baskıcı, hiyerarşi oluşturan, yaşçı kullanımlardan kaçınmaktır. Toplumsal dönüşümün önemli bir parçası da iletişimdir. Dil yaşayan bir varlıktır, ne kadar barışcıl, adil, özgürlükçü bir dil kullanırsak düşüncelerimiz de ona uygun dönüşecektir. Bu yüzden, toplumun dilini oluşturan STK’ların Vegan Menü’ye geçmesi bu dönüşümü desteklemesi için önemlidir.

Neden menüde diğer alternatiflerin yanında vegan seçenekler olması yeterli değil?

Dünyadaki sağlık otorilerine ve bilimsel çalışmalara göre, bitki temelli menüler yeterli ve dengeli planlandığında sağlıklı beslenmemizi sağlar. Bu şekilde beslenerek, toplumda sıklıkla görülen obezite, diyabet, kalp damar hastalıklarını önleyebilirsiniz. Böylece, vücut yağ kontrolünü sağlayabilir, diyabet ve kalp hastalıklarının oluşum riskini azaltırsınız. Bunu yaparken dünyanın gıda sistemi için harcadığı kaynakların %90’ını tasarruf etmiş olursunuz. Arazi kullanımı, su kullanımı ve enerji kullanımını azaltıp sürdürülebilir bir gezegen için harekete geçmiş olursunuz. Bunlarla da kalmaz hayvanların yaşam hakları için de önemli bir adım atmış olursunuz. Bu sebeplerden dolayı, menülerin bitki bazlı alternatiflerle değiştirilmesi yalnızca veganları değil tüm katılımcıların sağlığı ve çevresel etkilerini ilgilendirmektedir.

 Balık, bal ve yün neden vegan değil?

Hiçbir hayvansal ürünün tüketimi, hayvanların haklarına girmeden ya da onlara zarar vermeden gerçekleşemez. Bal arı’nın, yün ise koyun’un ürünleri olduğu için insan tarafından kullanılması onların yaşamları için gerekli ürünlerini ellerinden almaktır. Balıklar da bizler gibi karada değil fakat suda yaşayan canlılardır. Balıklar da tıpkı diğer canlılar gibi acı çekebilir ve hissedebilir canlılardır.

Neden hayvansal ürünler taklit edilmeye çalışılıyor?

Teknolojik gelişmeler, bilimin ilerlemesi ve lojistiğin ilerlemesiyle soframızdaki gıda çeşitliliği arttı. Dolayısıyla, soframıza ekleyeceğimiz gıdaları seçme hakkımız var. Bu seçimlerin bitkisel formları şuanki imkanlarımızla mümkün. Bitkisel köfteler, bakliyat kıyması, buğday eti(seitan) memleketimizdeki bitkisel gıdalara örnektir. 

Günümüzde hayvansal ürünler içeren bir çok yemek içeriklerinden bağımsız, pişirilme ve sunulma biçimleri baz alınarak isimlendirilmiştir. Bu yüzden bitki bazlı muadilleri üretilen gıda ürünleri taklit değil, yalnızca şuana kadar alışık olmadığımız bir durumdur.

Hayvansal ürünlerden alınan tüm besinler bitkisel bazlı elde edilebilir mi?

Yeterli ve dengeli beslenen bir bireyin bitki temelli yiyeceklerden alamadığı B12 vitamini, iyot ve D vitaminidir. Aslına bakarsanız D vitamininin %90’ı beslenme dışı faktörlerden -güneş ışığı veya takviye- karşılanır. Bu yüzden, bitki temelli beslensin beslenmesin herkesin D vitamini takviyesi yapması gerekir. B12 vitaminine gelirsek, bu da hayvancılık endüstrisinin hayvanlara takviye olarak verdiği bir içeriktir, B12 vitaminini doğal yaşamdan kopmuş tüm memelilerin dışarıdan takviye etmesi gerekir. İyot, deniz bitkilerinden elde edilen bir iz elementtir ve vücutta üretilmez, dışarıdan alınması gerekir. Fakat, deniz canlısı tükettiğimizde deniz ve okyanuslarda mikroplastikler, kimyasal kirleticileri de tüketmiş oluyoruz. İyotu da takviye etmekte fayda var. Bu takviyeler yalnızca bitki temelli beslenenler değil herkes için geçerli tavsiyelerdir. 

Dünyada üretilen antibiyotiklerin %70’i hayvanlar için üretilmektedir ve hayvansal tüm ürünlerde 38 çeşit hormon vardır, bu hormonlar insan sağlığı bozmakta ve hastalıklara sebep olmaktadır. Bitkisel yiyeceklerde posa, doymamış yağ asitleri, antioksidanlar, biyofenoller bolca bulunur. Bunlar da bizi hastalıklardan korur, bağışıklığı yükseltir, toksinleri atmamıza yardımcı olur ve yaşam kalitemizi artırır. 

Özet olarak, yeterli ve dengeli bitki temelli beslenen biri, kompleks karbonhidratlar, proteinler, doymamış yağ asitleri, vitamin ve minerallerin büyük bir kısmını almış olur.

 Veganlık pahalı mı?

Bitkisel beslenme bitkiler, bakliyatlar ve meyveler üzerine kuruludur. Bu besinlerin varyasyonları ile oluşturulan menüler ise markette bulunabilecek fiyat-besin değeri açısından en verimli seçeneklerdir. Restoranlardaki seçeneklere bakıldığında ise bitki temelli ürünlerin fiyatlarının tıpkı hayvansal ürünlerin olduğu gibi pahalı olduğunu görebiliriz. 

Birleşmiş Milletler verilerine göre ise, sağlıklı beslenme sağlıksız beslenmeye göre en az 3 kat pahalı, bunun sebebi beslenme şeklimiz değil üretim ve tüketim zincirindeki komisyon ve vergilerin yüksekliğidir ve teşvik mekanizmalarının eksikliğidir.

Bu ürünleri nereden tedarik edebilirim?

Mevcut tedarikçileriniz ya da anlaşmalarınızın bitki temelli menü sunmuyor olması çok olası. Tedarikçiniz ile görüşerek bu talebi oluşturabileceğiniz gibi, sizler için kolaylaştırıcı olması amacıyla hazırladığımız üretici listesinden de ihtiyacınız olan ürün ve hizmetlere ulaşabilirsiniz. 

Eğer bu listede yer almayan fakat benzer ürün veya hizmet sunan tanıdıklarınız varsa bizlere iletebilirsiniz, böylece ağımız hızla büyümeye devam eder!